Medcezir.net

Sabahattin Ali

Sabahattin Ali

Anladım insanlardan geldiğini kederin. Uzak, herkesten uzak bir hayat süreceğim…

 

Hiç azalmayan bir aşkla, onu sevmeye devam etmiştim.
İçime ondan başka kimsenin girmesine müsaade etmemiştim.

 

Sana ihtiyacım yok ki benim. İnsanlar yalnız da mutsuz olabilir çünkü.

 

 

İnsan bütün pislikleri ancak yalnız başına ve dövüne dövüne, didine didine üstünden atabiliri…
Ama yalnız başına…
Kimseye bir şey sıçratmadan.

 

 

Her şey geçer. Her şey unutulur. Kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manası yoktur.

 

 

Deli olacağım yahut öleceğim desem yalan söylemiş olurum.
İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor.

 

 

İnsanlara ne kadar muhtaç olursam, onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu.

 

 

Halbuki konuşmaya ne kadar muhtacım.
Her şeyi içinde boğmaya mecbur olmak,
Diri diri mezara kapanmaktan başka nedir?

 

Başının içindeki düşünceler tıpkı gökyüzündeki bulutlar gibi daimi bir hareket halinde,

şekilsiz ve elle tutulamayacak kadar dağınık.

 

 

Başkasına merhamet etmek,
Ondan daha kuvvetli olduğunuzu zannetmektir ki,
Ne kendimizi bu kadar büyük,
Ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur…

 

 

Sonra çıkıyorsun dışarı, bakıyorsun güneş hala tepede…

Yıllardır kurduğun cümleyi bilmem kaçıncı kez kuruyorsun: ‘’Napalım, kısmet değilmiş…’’

 

 
Gözlerimden öptü,
Ellerimden öptü, ellerimden.
Avuç içlerimden öptü.
Unutabilir misin şimdi?
Ben ölsem, unutamam.

 

İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense,

Körler gibi rastgele dolaşmayı ve anca çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.

 

Sabahattin Ali…

ETİKETLER:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ